şînbûn
شینبوونKökenKokyapım: şîn + bûn
- 1
Yeşermek, göğermek, bitkiler filizlenip boy vermek, doğanın uyanması
Bi barîna barana buharê şînbûna zeviyan mizgîniya bereketa îsal da.
Bahar yağmurlarının yağmasıyla tarlaların yeşermesi bu yılın bereketini müjdeledi.
- 2
(Ten için) Çarpmadan ötürü morarmak
Tiliya min di derî de ma û ji êşê şîn bû.
Parmağım kapıya sıkıştı ve acıdan morardı.
- 3
Gök mavisi halini almak.
Piştî bahozê ewr belav bûn û ezman dîsa şîn bû.
Fırtınadan sonra bulutlar dağıldı, gökyüzü yine masmavi oldu.
EşanlamlıHevwatekeskbûn