berketin
بەرکەتنKökenKokyapım: ber + ketin
Üzülmek, kederlenmek, tasalanmak, canı sıkılmak.
ÖrneklerMînak
Ji ber nexweşiya hevalê xwe gelek berket û heta derengiyê neket xewê.
Arkadaşının hastalığına çok üzüldü ve geç vakte kadar uyumadı.
Üzülmek, kederlenmek, tasalanmak, canı sıkılmak.
Ji ber nexweşiya hevalê xwe gelek berket û heta derengiyê neket xewê.
Arkadaşının hastalığına çok üzüldü ve geç vakte kadar uyumadı.