dîdar
دیدارKökenKokkrş. Far. dīdār
- 1
Görüşme, yüz yüze gelme, mülakat; vuslat, kavuşma
Piştî salên dirêj dîdara herdu birayan bi hêsirên şahiyê pêk hat.
Uzun yılların ardından iki kardeşin kavuşması sevinç gözyaşlarıyla gerçekleşti.
- 2
yüz, çehre, sima, cemal.
Were, bila ez careke din dîdara te bibînim.
Gel de yüzünü bir kez daha göreyim.