Ferheng

dar

darI

دار
KökenKokkrş. Far. dār, Pehl. dār, Skt. dāru
  1. 1

    Ağaç (canlı ağaç): - dara sêvê: elma ağacı; - dara çinarê: çınar ağacı

    Dar ji binî ve birî

    Ağacı kökünden kestiler.

  2. 2

    odun, tahta, kereste, kalas

    Çend daran bavêje sobeyê, mal sar bû.

    Sobaya birkaç odun at, ev soğudu.

  3. 3

    sopa, değnek, cop.

    Pîremêr xwe da ser dara xwe û hêdî hêdî rabû.

    Yaşlı adam sopasına dayanıp yavaş yavaş kalktı.

EşanlamlıHevwateşivgopal

Deyimler ve öbeklerBiwêj û komepeyv

dar û ber ağaçlar ve meyveleri; orman örtüsü;
darîn sf. ahşap, tahtadan yapılmış.

darII

دار
KökenKokkrş. Far. dār, Pehl. dār, Skt. dāru
  1. Darağacı, idam sehpası: - çûn ser darê: darağacına gitmek, asılmak.

EşanlamlıHevwateqenare

Bkz.Binêre

ÖrneklerMînak

Kalê min digot: Wî çaxî dizên hespan diçûn ser darê.

Dedem şöyle derdi: O zamanlar at hırsızları darağacını boylardı.