Ferheng

dew

dewI

دەو
KökenKokkrş. Far. dūġ
  1. Ayran, yayık ayranı; peynir altı suyu.

EşanlamlıHevwateçeqilmast

ÖrneklerMînak

Di nava germaya havînê de tasek dewa bi pûngê ya cemidî tîbûna cotkaran dişkand.

Yazın kavurucu sıcağında naneli buz gibi bir tas yayık ayranı çiftçilerin susuzluğunu giderirdi.

dewII

دەو
KökenKok< Ar. daʿwā
  1. 1

    Dava, kavga, çekişme, ihtilaf, nizâ

    EşanlamlıHevwatedozgelemşekêşepevçûn

    Wê derê orta wan da gelek dew çû

    Orada aralarında büyük bir kavga çıktı.

    Herdu cîran bi salan li ser sînorê zeviyê di dew û dozê de bûn.

    İki komşu yıllarca tarla sınırı yüzünden kavgalı ve davalıydı.

  2. 2

    talep, dilek, iddia

    Law, hele here binhêre çi dehwa van xelkan e

    Oğlum, git bir bak bu insanların davası (talebi) nedir.

Deyimler ve öbeklerBiwêj û komepeyv

dew û doz kavga ve dava, çekişme ve iddia;
dewa kirin dava etmek, hak talep etmek, kavga etmek.