doz
دۆزKökenKokköken belirsizkoka nediyar
- 1
Dava, hukuki kovuşturma, mahkeme davası
Cîranên me li ser sînorê zeviyê dozek vekir.
Komşularımız tarla sınırı yüzünden dava açtı.
- 2
kavga, nizâ, çekişme
Ev çend sal in di navbera her du malan de dozek li ser avê heye.
Birkaç yıldır iki aile arasında su yüzünden bir çekişme var.
- 3
ülkü, gaye, hak davası
Doza wî ya jiyanê ew bû ku hemû zarokên gund bixwînin.
Hayattaki davası köyün bütün çocuklarının okumasıydı.
Deyimler ve öbeklerBiwêj û komepeyv
dew û doz kavga ve dava;
doz vebûn / vekirin dava açılmak / dava açmak.