dews
دەوسKökenKokköken belirsizkoka nediyar
- 1
Yer, konak, mevki, yurt
Boxekî jar dewsa waran dimîne
Cılız bir öküz yurdun yerinde kalakalır.
Tu şilfa şûr derxe, darekî çêke bavêje dewsa şilfê
Sen kılıcın namlusunu çıkar, ağaçtan bir kılıç yapıp namlunun yerine koy.
Heft doşek dewsa yekê datîne
Bir yatağın yerine yedi döşek seriyor.
- 2
ayak izi, iz, eser, kalıntı.
Ewê nêzîkaya kûpê rûn kulme dudu ar ser erdê reşand, ku ji dewsa lingan diz nas bike
Yağ küpünün yakınına yere bir iki avuç un serpti ki ayak izlerinden hırsızı tanısın.
Deyimler ve öbeklerBiwêj û komepeyv
dewsa... (edat) ... yerine, ... bedeline;
dewsa lingan ayak izi.