Ferheng

dol

dolI

دۆل
KökenKokköken belirsizkoka nediyar
  1. 1

    Döl, meni, tohum: - ne ji dola bavê xwe ye: gayrimeşru, piç

    Tu ne ji dola Silman î

    Sen Silman'ın soyundan/dölünden değilsin.

  2. 2

    ırk, soy, tür

    EşanlamlıHevwatenijaddûndanzuret

    Ev hesp ji dola erebî ye, bihayê wî giran e.

    Bu at Arap ırkından, fiyatı yüksek.

  3. 3

    nesil, zürriyet, kuşak.

    Li gund ji dola wî kes nemaye.

    Köyde onun neslinden kimse kalmadı.

dolII

دۆل
KökenKokköken belirsizkoka nediyar
  1. Derin ve dar vadi, kanyon, boğaz, geçit.

EşanlamlıHevwatenewalgelî

ÖrneklerMînak

Eskerê Fazil Paşa li nav dolê şaş bûn, nezanî kêve bihelin. Leşkerê eşîretan ku digel eskerê Fazil Paşa hatibûn... serkewtine çiyan, xwe xilas kirin

Fazıl Paşa'nın askerleri vadinin ortasında şaşırıp kaldılar, nereye kaçacaklarını bilemediler. Fazıl Paşa'nın askerleriyle birlikte gelmiş olan aşiret kuvvetleri ise dağlara tırmanıp kendilerini kurtardılar.