hevdîtin
هەڤدیتنGörüşme, mülakat, buluşma, karşılıklı yüz yüze gelme.
ÖrneklerMînak
Di hevdîtina dîrokî de li ser pêşeroja aştiyê lihevkirin pêk hat.
Tarihi görüşmede barışın geleceği üzerine uzlaşma sağlandı.
Görüşme, mülakat, buluşma, karşılıklı yüz yüze gelme.
Di hevdîtina dîrokî de li ser pêşeroja aştiyê lihevkirin pêk hat.
Tarihi görüşmede barışın geleceği üzerine uzlaşma sağlandı.