hilavêtinهلاڤێتنf. gçl.Geçişli fiilLêkera gerguhêz(hil-avêj-)KökenKokyapım: hil- + avêtinYukarı fırlatmak, havaya atmak: top hilavêt (topu havaya fırlattı).ÖrneklerMînakŞervanê mêrxas gopalê xwe hilavêt û kete nav meydana cengê.Yiğit savaşçı gürzünü/sopasını havaya fırlattı ve cenk meydanına girdi.