kanza
کانزاKökenKokyapım: kan + -za
Maden, cevher; yeraltı kaynağı (petrol vb.).
ÖrneklerMînak
Dibêjin di binê van çiyayan de kanzayeke mezin heye, lê hê kes nizane ka zêr e yan zîv e.
Bu dağların altında büyük bir maden yatağı olduğunu söylüyorlar ama altın mı gümüş mü, henüz kimse bilmiyor.