Ferheng

kur

kurI

کور
KökenKokköken belirsizkoka nediyar
  1. Oğul, erkek evlat; erkek çocuk.

    Bkz.Binêrelawan
EşanlamlıHevwatelaw

ÖrneklerMînak

Azad kurekî pir jîr bû

Azad çok zeki bir çocuktu.

Bavê mêrxas destê xwe danî ser milê kurê xwe û got: 'Rêya rast û serbilindiya bavûkalan bernede.'

Yiğit baba elini oğlunun omzuna koyup dedi ki: 'Doğru yolu ve ataların vakarını asla bırakma.'

kurII

کور
KökenKokköken belirsizkoka nediyar
  1. Kafa, baş.

    Bkz.Binêreser I

ÖrneklerMînak

Ji ber giranbûna barê jiyanê kura wî tim diêşiya.

Hayat yükünün ağırlığından ötürü başı hep ağrıyordu.

kurIII

کور
KökenKokköken belirsizkoka nediyar
  1. 1

    Tıraş edilmiş, tıraşlı, kırkılmış (saç, sakal veya yün)

    Şivan di meha gulanê de hiriya pez kur kir û paqij xiste kîsan.

    Çoban mayıs ayında koyunların yününü kırktı ve temizce çuvallara koydu.

  2. 2

    Köreltilmiş, kesilmiş.

    Kêra min bûye kur, êdî nabire.

    Bıçağım körelmiş, artık kesmiyor.

Deyimler ve öbeklerBiwêj û komepeyv

kur kirin tıraş etmek, kırkmak (Bkz.Binêre kurkirin).