Ferheng

lek

lekI

لەک
KökenKok< Far. lak < Hint. lākh
  1. Yüz bin (100.000) sayısı.

ÖrneklerMînak

Bazirgan bi lek zêran kela kevnar ji bo gelê xwe ji neyaran xilas kir.

Tüccar yüz bin altınla kadim kaleyi halkı için düşmandan kurtardı.

lekII

لەک
KökenKokkrş. Tü. leke
  1. 1

    Leke, kir, kusur, iz

    Leka Eynê çi ye?

    Eyne'nin kusuru / lekesi nedir?

  2. 2

    mec.Mecaz anlamWateya mecazî Namusa sürülen leke, ayıp.

    Bkz.Binêrexal II

    Deyn nedayîn lekek e li eniya mirov; ez ê heta quruşa dawî bidim.

    Borcu ödememek insanın alnında bir lekedir; son kuruşuna kadar ödeyeceğim.