Ferheng

qer

qerI

قەر
KökenKokköken belirsizkoka nediyar
  1. Borç, ödünç: qer kirin (borçlanmak, borç almak): qerê xwe razî kirin (borcunu ödemek, borcunu kapatmak)

    EşanlamlıHevwatedeyn

ÖrneklerMînak

Me ew pare hemî ji serafan qer kiriye, noke qerî dixwazin.

Biz bu paranın tümünü sarraflardan borç aldık, şimdi borçlarını istiyorlar.

qerII

قەر
KökenKokköken belirsizkoka nediyar
  1. Yağız don, kara yağız (özellikle at ve katır için; parıldayan simsiyah don veya bu renkteki soylu binek).

EşanlamlıHevwatereş

ÖrneklerMînak

Siwarê çeleng li ser pişta hespê qer di deştê re wekî teyrekî firiya.

Çevik süvari, kara yağız atın üzerinde ovada bir kartal misali uçup geçti.