rakirin
ڕاکرن- 1
Kaldırmak, yukarı çekmek; temizlemek: erd rakirin (çift sürmek, tarlayı sürmek); kok rakirin (kökünü kazımak)
Cotkarê zîrek serê sibê rabû û erd bi cotê gayan rakir.
Becerikli çiftçi sabah erkenden kalkıp tarlayı öküz çiftiyle sürdü.
- 2
İptal etmek, yürürlükten kaldırmak, ilga etmek:
Ev qanûn hate rakirin
Bu kanun yürürlükten kaldırıldı;
Ji ber berfê hemû seferên otobusan hatin rakirin.
Kar yüzünden bütün otobüs seferleri iptal edildi.
- 3
Uyandırmak: ji xewê rakirin (uykudan uyandırmak)
Sibê saet şeşan min ji xewê rake, ez ê herim bazarê.
Yarın saat altıda beni uyandır, pazara gideceğim.