rastI
ڕاستKökenKokkrş. Far. rāst, Av. rāšta-
- 1
Sağ (solun zıddı): destê rastê (sağ el)
Li dawiya kolanê bizivire aliyê rastê, mala me li wir e.
Sokağın sonunda sağa dön, bizim ev orada.
- 2
Düz, doğru, dosdoğru
Rast rûne, kurê min, pişta te xwar dibe!
Dik otur oğlum, sırtın eğriliyor!
- 3
Doğru, gerçek, hakikat: rast e (doğrudur); rast gotin (doğruyu söylemek)
Ma ev rast e ku tu dizewicî?
Evleneceğin doğru mu?
- 4
Dürüst, namuslu, adil.
Ew mirovekî rast e, tu carî derewan nake.
O dürüst bir insandır, asla yalan söylemez.
Deyimler ve öbeklerBiwêj û komepeyv
rast bûn doğrulmak; doğru çıkmak.