Ferheng

rast

rastI

ڕاست
KökenKokkrş. Far. rāst, Av. rāšta-
  1. 1

    Sağ (solun zıddı): destê rastê (sağ el)

    Li dawiya kolanê bizivire aliyê rastê, mala me li wir e.

    Sokağın sonunda sağa dön, bizim ev orada.

  2. 2

    Düz, doğru, dosdoğru

    Rast rûne, kurê min, pişta te xwar dibe!

    Dik otur oğlum, sırtın eğriliyor!

  3. 3

    Doğru, gerçek, hakikat: rast e (doğrudur); rast gotin (doğruyu söylemek)

    Ma ev rast e ku tu dizewicî?

    Evleneceğin doğru mu?

  4. 4

    Dürüst, namuslu, adil.

    Ew mirovekî rast e, tu carî derewan nake.

    O dürüst bir insandır, asla yalan söylemez.

EşanlamlıHevwatedurustheqrastgo

Deyimler ve öbeklerBiwêj û komepeyv

rast bûn doğrulmak; doğru çıkmak.

Bkz.Binêre

rastII

ڕاست
KökenKokköken belirsizkoka nediyar
  1. Ön, huzur, karşılama yeri: rastî hev hatin (karşılaşmak, denk gelmek)

    EşanlamlıHevwatehizûrpêşberamber

ÖrneklerMînak

Ew li nîvê meydanê hate rastê û bi şervanan re hevdîtin kir.

O meydanın ortasında ortaya çıktı ve savaşçılarla buluşup görüştü.