reşevehatin
ڕەشەڤەهاتنKökenKokyapım: reş + vehatin
Gözü kararmak, kendinden geçmek, bayılmak; kararmak:
Çavê min reşevehatin
Gözlerim karardı;
Hemû tişt ber çavê min reşevehatin
Her şey gözümün önünde karardı.
ÖrneklerMînak
Çavê wî ji birçîna reşevehatin û ew cîbicî ket ser axa sar.
Açlıktan gözleri karardı ve olduğu yere soğuk toprağa yığılıverdi.