Ferheng

rêkketin

ڕێککەتن
KökenKokyapım: rêk + ketin
  1. 1

    Uzlaşmak, anlaşmak, mutabık kalmak

    Herdu eşîr piştî salên dirêj li ser parvekirina avê rêk ketin û aştî kir.

    İki aşiret uzun yıllar sonra suyun paylaşımı konusunda anlaştılar ve barış yaptılar.

  2. 2

    rast gelmek, denk gelmek, tesadüf etmek.

    Wisa rêk ket ku cejn û rojbûna min li heman rojê bûn.

    Öyle denk geldi ki bayram ile doğum günüm aynı güne rastladı.