têgihan
تێگهانKökenKokyapım: tê + gihan
- 1
İdrak etmek, kavramak, farkına varmak:
Ez têgiham ku ez kurdekî asîmîlekirî me
Asimile olmuş bir Kürt olduğumun farkına vardım;
Ez têgiham ku divê mirov li ser axa xwe xwedî rûmet û serbilind be.
Anladım ve idrak ettim ki insan kendi toprağında onurlu ve başı dik olmalıdır.
- 2
anlamak, kavramak (birbirini anlamak):
Di êk û dû digihen
Birbirlerini anlıyorlar;
Meqseda mîr tê negehiştin çi ye
Mîr’in maksadının ne olduğunu anlamadılar.
Ez tênagihim ka tu çi dibêjî, hêdîtir biaxive.
Ne dediğini anlamıyorum, daha yavaş konuş.