têgihandin
تێگهاندنKökenKokyapım: tê + gihandin
Anlatmak, kavratmak, izah etmek, anlamasını sağlamak:
neferatêt quşonî yek bi yek tê bigehînin
askeri personele birer birer kavratsınlar;
di pêşda tê gehandibûn
önceden onlara izah etmişlerdi.
ÖrneklerMînak
Serok şertên aştiyê yek bi yek têgihandin gundiyan da ku şer ranebe.
Önder, savaş çıkmasın diye barış şartlarını köylülere bir bir anlattı ve kavrattı.