Ferheng

tengav

تەنگاڤ
KökenKokyapım: teng + av
  1. 1

    Bunalmış, darda kalmış, çaresiz

    Ez gelekî tengav im; heke tu hinek pere bi deyn nedî min, nizanim ez ê çi bikim.

    Çok darda kaldım; bana biraz borç vermezsen ne yapacağımı bilmiyorum.

  2. 2

    sıkışmış (tuvalet ihtiyacı had safhaya gelmiş)

    Ajovan, ji kerema xwe li vir raweste, zarok tengav bûye!

    Şoför bey, lütfen burada dur, çocuk sıkıştı!

  3. 3

    diş.Dişil adNavdêra mê dar geçit, boğaz.

    Karwan di tengava asê ya navbera çiyayan de asê ma.

    Kervan dağlar arasındaki o sarp boğazda sıkışıp kaldı.

Deyimler ve öbeklerBiwêj û komepeyv

tengav bûn bunalmak, sıkılmak.