tewaf
تەوافKökenKok< Ar. ṭawāf
Tavaf etme, ziyaretgâhın çevresinde dönme.
ÖrneklerMînak
Haciyan li dora Kabetullahê bi dilekî şikestî tewaf kir.
Hacılar Kabe etrafında kırık bir gönülle tavaf ettiler.
Tavaf etme, ziyaretgâhın çevresinde dönme.
Haciyan li dora Kabetullahê bi dilekî şikestî tewaf kir.
Hacılar Kabe etrafında kırık bir gönülle tavaf ettiler.