Ferheng

şel

şelI

شەل
KökenKokkrş. Far. šal, Ar. ašall
  1. Felçli, inme inmiş, kötürüm, çolak; ayağı veya eli sakat olan.

EşanlamlıHevwategocqopşeht

ÖrneklerMînak

Zilamê şel bi hewldaneke mezin xwe gihande ber siha dareke gûzê.

Felçli adam büyük bir gayretle kendisini bir ceviz ağacının gölgesine ulaştırdı.

Ez ne şilim ji desta, ez dikarim bi keda xwe debara xwe bikim.

Elimden çolak değilim, kendi emeğimle geçimimi sağlayabilirim.

şelII

شەل
KökenKokköken belirsizkoka nediyar
  1. 1

    Deve veya katır sırtına yüklenen büyük tahıl/ekin çuvalı, harar

    Bavê min şelên genim li qantirê bar kirin û berê xwe da aşî.

    Babam buğday hararlarını katıra yükleyip değirmenin yolunu tuttu.

  2. 2

    harman yerine sap taşıma işi: -şel kişandin harmana ekin sapı taşımak.

    Cotkaran got: 'Em şela dikişînin ber bi xirmên ve berî ku baran bibare'.

    Çiftçiler dediler ki: 'Yağmur yağmadan önce harmana doğru ekin sapı taşıyoruz'.