şelandin
شەلاندنKökenKokyapım: şel + -andin
- 1
Soymak, elbiselerini çıkarmak, soyunmak
Ew her sê mirof hatine devê çemekî û xwe şelandin ku ji avê derbaz bibin.
O üç adam bir nehrin kenarına geldiler ve sudan geçmek için elbiselerini çıkardılar.
- 2
soymak, yağmalamak, talan etmek:
EşanlamlıHevwateşiqitandinRêbiran kerwanê bazirganan li ser rê şeland.
Haydutlar tüccarların kervanını yolda soydu.
Duh bi şev dizan dikana Ehmed şeland.
Dün gece hırsızlar Ahmet'in dükkânını soydu.