şemalI
شەمالKökenKokköken belirsizkoka nediyar
- 1
Parlaklık, aydınlık, ışık huzmesi, şule: şemala tavê güneş ışığı
Şemala tavê ji pencerê ket ser çavên min û ez hişyar kirim.
Güneş ışığı pencereden gözlerime vurdu ve beni uyandırdı.
- 2
mum, kandil.
Wextê jin çûn, şemala şemaê bir e-hindaw gay... Pîçek şemal wêwetir bir.
Kadınlar gittiklerinde balmumu kandilini öküze doğru götürdüler... Kandili biraz daha öteye taşıdılar.