şov
شۆڤ- 1
Pulluk izi, saban çizgisi (EşanlamlıHevwate: xet): -şov kirin sürmek, çift sürmek
Şovên te xwar in, ka hêdî here û rast bajo.
Açtığın saban izleri eğri, hadi yavaş git ve düz sür.
- 2
tarh, bahçe tarhı
Dayika min li baxçe sê şov çêkirin: yek ji bo pîvazan, du jî ji bo bacanan.
Annem bahçede üç tarh yaptı: biri soğan, ikisi domates için.
- 3
sürülmüş tarla
Nehêle pez bikeve nav şovê; erd nû hatiye cotkirin.
Koyunları sürülmüş tarlaya sokma; toprak yeni sürüldü.
- 4
nadasa bırakılmış tarla
Şûva me îsal tune, hemû zeviyên me bi genim û ceh hatine çandin.
Bu yıl nadasa bıraktığımız tarla yok, bütün tarlalarımız buğday ve arpayla ekildi.
- 5
ilk sürüm
Şova zeviya me di payîzê de qediya, cotê duyem dê di biharê de bê kirin.
Tarlamızın ilk sürümü sonbaharda bitti, ikinci sürüm ilkbaharda yapılacak.
- 6