Ferheng

derketin

دەرکەتن
KökenKokyapım: der + ketin
  1. 1

    Dışarı çıkmak, ayrılmak, savuşmak

    EşanlamlıHevwatederhatinpeydabûn

    Ew ji bajarê xwe dernakevin

    Onlar şehirlerinden dışarı çıkmazlar.

    Padişa wezîrê xwe va pê va derket

    Padişah veziriyle birlikte yola koyuldu.

  2. 2

    ortaya çıkmak, belirmek

    Nêrî go qundir teqiya, xortek jê derket

    Bir de baktı ki kabak yarıldı, içinden bir delikanlı çıktı.

    Pelte ewrekî reş derket û baranê destpê kir

    Kara bir fırtına bulutu belirdi ve yağmur başladı.

  3. 3

    yukarı çıkmak, tırmanmak, yükselmek

    B. derket ser qesrê

    B. sarayın damına çıktı.

  4. 4

    dönüşmek, -e varmak

    Ew çûn derketne cihêkî wisa, ku tu merî li wan deran tunebûn

    Gittiler, öyle bir yere vardılar ki o yörede hiç insan yoktu.

Deyimler ve öbeklerBiwêj û komepeyv

ji xebera yekî derketin birinin sözünden çıkmak, emrine itaatsizlik etmek;
avis / hemle derketin hamile kalmak, gebe çıkmak.