destav
دەستاڤ- 1
Taharet, hela ihtiyacı; necaset/idrar için kibar tabir
Li van heywanan miqayet be, heta ku ez herim destavê
Ben helaya gidene kadar şu hayvanlara mukayyet ol.
- 2
tuvalet, hela, ayakyolu.
Destav li dawiya korîdorê ye, deriyê çepê.
Tuvalet koridorun sonunda, soldaki kapı.
Deyimler ve öbeklerBiwêj û komepeyv
destava stûr büyük abdest;
destava zirav küçük abdest.