Ferheng

kolan

kolanI

کۆلان
KökenKokköken belirsizkoka nediyar
  1. Kolan, eyer ya da semer kayışı.

EşanlamlıHevwatenavtengqoşteng

ÖrneklerMînak

Bavê min beriya ku ker bikeve rê, kolana wê bi zexmî şidand.

Babam eşek yola çıkmadan önce kolanını sağlamca sıktı.

kolanII

کۆلان
KökenKokköken belirsizkoka nediyar
  1. Sokak, cadde, mahalle yolu.

    Bkz.Binêrezikak
EşanlamlıHevwatekuçe

ÖrneklerMînak

Kolanên kevnare yên Amedê bi bîhna bîhnxweş a nanê tenûrê û kenê zarokan tijî bûn.

Diyarbakır'ın kadim sokakları tandır ekmeğinin hoş kokusu ve çocukların kahkahalarıyla doluydu.

kolanIII

کۆلان
KökenKokköken belirsizkoka nediyar
  1. Kazmak, oymak, toprağı eşelemek.

    Bkz.Binêrevedan

ÖrneklerMînak

Karkerên dilsoz riya nû di nav tehtan re bi kulp û çakûç kola.

Sadık işçiler yeni yolu kayaların arasından kazma ve çekiçle kazdılar.