Ferheng

kul

کول
KökenKokköken belirsizkoka nediyar
  1. 1

    Dert, keder, iç acısı, sızı

    Bkz.Binêrecefatatêlxem

    Kula min ew e ku keça min li bajarekî dûr e û ez nikarim her roj wê bibînim.

    Benim derdim, kızımın uzak bir şehirde olması ve onu her gün görememem.

  2. 2

    Yara, bere, çıban, iltihaplı ur

    Li ser pişta hespî kulek vebûbû; birayê min her êvar rûn lê dikir.

    Atın sırtında bir yara açılmıştı; ağabeyim her akşam üstüne yağ sürüyordu.

  3. 3

    (rengdêr.) Yaralı, iltihaplı.

    Çavêt wî kul in

    Onun gözleri yaralıdır/iltihaplıdır.

EşanlamlıHevwateqehrkederkerbkeserkovandilêştatêl

Deyimler ve öbeklerBiwêj û komepeyv

bi kul dertli, kederli, elemli.
kula Helebê Halep çıbanı / leyşmanyoz;
kul bûn yaralanmak, iltihaplanmak.