kul
کولKökenKokköken belirsizkoka nediyar
- 1
- 2
Yara, bere, çıban, iltihaplı ur
Li ser pişta hespî kulek vebûbû; birayê min her êvar rûn lê dikir.
Atın sırtında bir yara açılmıştı; ağabeyim her akşam üstüne yağ sürüyordu.
- 3
(rengdêr.) Yaralı, iltihaplı.
Çavêt wî kul in
Onun gözleri yaralıdır/iltihaplıdır.
Deyimler ve öbeklerBiwêj û komepeyv
bi kul dertli, kederli, elemli.
kula Helebê Halep çıbanı / leyşmanyoz;
kul bûn yaralanmak, iltihaplanmak.