Ferheng

kal

kalI

کال
KökenKokköken belirsizkoka nediyar
  1. 1

    Yaşlı, ihtiyar, pir, ak sakallı

    Bavê min êdî kal bûye, nikare here zeviyê.

    Babam artık yaşlandı, tarlaya gidemiyor.

  2. 2

    er.Eril adNavdêra nêr yaşlı adam, ihtiyar adam, pir.

    Bkz.Binêrekalik I

    Rêva rastî kalekî tê

    Yolda yaşlı bir adama rastlar.

EşanlamlıHevwatepîrextiyarkokimKarşıtDijwatexort

Deyimler ve öbeklerBiwêj û komepeyv

kal bûn ihtiyarlamak, yaşlanmak.
kal kirin yaşlandırmak, ihtiyarlatmak.
kal û bav atalar, cedler.

kalII

کال
KökenKokköken belirsizkoka nediyar
  1. Ham, olgunlaşmamış, kelek (kavun, karpuz vb. meyveler hk.)

    EşanlamlıHevwatexamxang

ÖrneklerMînak

Zebeşê kal li ser zeviyê ma heta ku tavê ew gihand.

Ham karpuz güneş onu olgunlaştırana dek tarlada kaldı.

kalIII

کال
KökenKokköken belirsizkoka nediyar
  1. Karpuz.

EşanlamlıHevwatezebeş

ÖrneklerMînak

Dema kalê gihîştî qelişî, bêhna şêrîn a zebeşê li hewşê belav bû.

Olgun karpuz yarılınca avluya karpuzun tatlı kokusu yayıldı.