F
Ferheng
Sözlükte ara
Di ferhengê de bigere
/
Alfabe
Alfabe
Rehber
Rêber
Hakkında
Derbarê ferhengê
TR
KU
Alfabe
Alfabe
Rehber
Rêber
Hakkında
Derbarê ferhengê
TR
KU
Û
وو
71 madde
71 serbêje
A
B
C
Ç
D
E
Ê
F
G
H
I
Î
J
K
L
M
N
O
P
Q
R
S
Ş
T
U
Û
V
W
X
Y
Z
û
1
ûb
1
ûc
6
ûd
2
ûf
5
ûh
3
ûl
10
ûm
5
ûn
5
ûr
9
ûs
5
ûş
4
ût
10
ûz
5
û
û
bağ.
Ve (bağlaç)
ûb
ûbax
diş.
Oba, göçebe obası, çadır yerleşimi
ûc
ûc
diş.
Uç, sınır boyu, serhat noktası
ûcar
sf.
Üçer, üçer üçer, üçerli gruplar hâlinde
ûcax
diş.
→ ocax
ûcaxdar
sf.
→ ocaxdar
ûcbe
diş.
Ucube, acayip yaratık, görülmemiş nesne
ûctir
sf.
Daha uçta, en kenardaki, en ilerideki
ûd
ûd
diş.
Ud, klasik doğu musikisi telli çalgısı
ûdbêj
er. & diş.
Udi, ud icracısı sanatkâr
ûf
ûf
ünl.
Uf, bıkkınlık ve yorgunluk belirten ünlem
ûfilîn
f. gçsz.
Üflemek, hafif esmek, nefes etmek
ûflet
diş.
Gaflet, habersizlik, dalgınlık
ûfq
diş.
→ ufuq
ûfqî
sf.
→ ufuqî
ûh
ûh
ünl.
Hayret, şaşkınlık ve dehşet bildiren nida
ûhde
diş.
→ uhde
ûhdedar
sf.
→ uhdedar
ûl
ûlac
diş.
→ îlac
ûlaq
er.
Ulak, atlı haberci, kurye
ûleke
diş.
Leke, giysi üzerindeki kir izi
ûlema
diş. çoğ.
→ ulema
ûlfet
diş.
→ ulfet
ûlke
diş.
Ülke, yurt, memleket
ûlm
er.
→ ilm
ûlmdar
sf. & er.
→ ilmdar
ûlmdarî
diş.
→ ilmdarî
ûlo
zf.
Öyle, şöyle, o şekilde
ûm
ûmûd
diş.
→ umîd
ûmûddar
sf.
→ umîddar
ûmûddarî
diş.
→ umîddarî
ûmûdwar
sf.
Ümitvar, geleceğe inançla bakan
ûmûdwarî
diş.
Ümitvarlık, iyimser inanç
ûn
ûn
zm.
Siz (çoğul ikinci şahıs zamiri)
ûnîform
diş.
Üniforma, resmi kıyafet
ûnîforma
diş.
Üniforma, mesleki resmi kıyafet
ûnîte
diş.
Ünite, bölüm, birim, bağımsız parça
ûnîvêrsîtê
diş.
Üniversite
ûr
ûr
er.
Bağırsaklar, işkembe, sakatat, iç organlar
ûrdar
sf.
İşkembeli, göbekli, iri karınlı kimse
ûrdarî
diş.
Göbeklilik, iri karınlı olma durumu
ûrf
diş.
Örf, anane, köklü toplumsal teamül
ûrfî
sf.
Örfi, geleneklere ve töreye dayalı olan
ûrik
diş.
→ ûr
Ûris
er.
→ Rûs
Ûrisistan
diş.
→ Rûsya
ûrisî
sf. & diş.
Rusça dili / Rus yapımı dayanıklı ayakkabı veya eşya
ûs
ûs
sf.
Suskun, sessiz, uslu, sakin duran
ûsbûn
diş.
Susma, sessizleşme, sükûnet bulma hâli
ûsî
diş.
Usluluk, ağırbaşlılık, sakinlik
ûsûl
diş.
→ usûl
ûsûldar
sf.
→ usûldar
ûş
ûşî
diş.
Üzüm salkımı, salkım
ûşîk
diş.
Küçük üzüm salkımı, salkımcık
ûşt
diş.
Sebep, neden, gerekçe, illet
ûştin
f. gçl.
İtmek, dürtmek, ileriye doğru sürmek
ût
ût
diş.
Oyunda yenilme, ütülme, varını yoğunu kaybetme
ûtbûn
diş.
Oyunda yenilme, ütülme durumu
ûtêl
diş.
Otel
ûtî
diş.
Ütü: -ûtî kirin ütülemek, ütü basmak
ûtîkar
er. & diş.
Ütücü, elbise ütüleme ustası
ûtîkarî
diş.
Ütücülük mesleği ve zanaatı
ûtîkirin
f. gçl.
Ütülemek, kılık kıyafeti düzeltmek
ûtîkirî
sf.
Ütülü, kırışıksız, düzgün kılık kıyafet
ûtîxane
diş.
Ütüleme atölyesi, ütühane
ûtkirin
f. gçl.
Oyunda yenmek, hasmını ütmek, elindekini almak
ûz
ûz
sonek & sf.
Sonek / yetkinlik eki; tam, eksiksiz, olgun anlamı veren kurucu…
ûzî
diş.
Yetkinlik, mükemmellik, eksiksiz olma hâli
ûzlet
diş.
→ uzlet
ûzletgeh
diş.
→ uzletgeh
ûzletnişîn
er. & diş.
→ uzletnişîn